Yaşlı bir ebeveynin taşınmazını, kendisine ölünceye kadar bakacak olan çocuğuna ya da yakınına devretmesi Türkiye'de yaygın bir uygulamadır. Hukuki adıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım alacaklısının mal varlığını bakım borçlusuna devretmesi karşılığında bakım borçlusunun ona ömrü boyunca bakıp gözetmesini öngören, karşılıklı hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Ancak bu sözleşme zaman zaman miras anlaşmazlıklarının da merkezine oturmaktadır.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nasıl yapılır, geçerlilik şartları nelerdir?
Türk Borçlar Kanunu'nun 612. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 545. maddesi uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için resmi şekilde yapılması zorunludur. Sözleşme noterde düzenleme biçiminde yapılabileceği gibi miras sözleşmesi şeklinde de kurulabilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmi şekilde — noter ya da miras sözleşmesi şeklinde — yapılmadıkça geçersizdir. Sözlü ya da adi yazılı yapılan sözleşmeler hukuki sonuç doğurmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'ne göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçersizdir. TBK m.612 ve TMK m.545 uyarınca sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi zorunlu olup bu şarta uyulmadan yapılan işlemler geçerlilik kazanamaz.
Bakım borçlusunun yükümlülükleri nelerdir?
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bakım borçlusunun yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadığı sürece bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametini temin etmeyi, beslemeyi, giydirmeyi, hastalığında hekime götürerek gerekli özeni göstermeyi ve manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlamayı kapsar. Bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirirken aldığı malların kıymetini, bakım alacaklısının önceden sahip olduğu sosyal konumunu ve hakkaniyet kurallarını gözetmek zorundadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'ne göre bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü; bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametini temin etmenin yanında besleme, giydirme, hastalığında hekime götürüp gerekli ihtimamı gösterme ve manevi yönden her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri de kapsar. Bakım ihtiyacının sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa süre bakıma ihtiyaç duyulması sözleşmenin geçerliliğini etkilemez.
Bakım yapılmazsa sözleşme feshedilebilir mi?
Evet. Bakım borçlusu yükümlülüklerini yerine getirmezse bakım alacaklısı tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilir, verdiği malı geri isteyebilir ve karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat da talep edebilir. Fesih geçmişe etkilidir.
Ancak önemli bir kısıtlama vardır: bakım borcunun yerine getirilmemediğini ileri sürerek fesih isteme hakkı, bakım alacaklısının sağlığında kullanabileceği bir haktır. Bakım alacaklısı hayattayken bu hakkını kullanmamışsa mirasçıları vefatından sonra aynı gerekçeyle fesih talep edemez.
Sözleşmenin bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla feshini isteme hakkı, bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir haktır. Bakım alacaklısı mirasçısı olan davacının bu yöndeki iddiasının vefat sonrasında açılan davada dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Bu sözleşme mirastan mal kaçırmak için kullanılabilir mi?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi zaman zaman gerçek bir bakım ilişkisi için değil, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla araçsal olarak kullanılmaktadır. Bu durumda diğer mirasçılar sözleşmenin muris muvazaası hukuksal nedenine dayanarak iptalini talep edebilir.
Sözleşmenin gerçekte bağış amacıyla ya da mirasçılardan mal kaçırmak kastıyla yapıldığının ispatlanması halinde tapu iptali ve tescil davası açılabilir; ispatlanamaması durumunda ise tenkis yoluna gidilebilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak iptali, mümkün olmazsa tenkisi talep edilebilir. Mahkemece muvazaa iddiasının sabit olduğunun tespiti halinde sözleşmenin geçersizliğine ve tapu kayıtlarının iptaline hükmedilir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında mahkeme; sözleşmenin geçerlilik şartlarını, bakım yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğini ve işlemin gerçek amacını birlikte değerlendirmelidir. Sözleşmenin iptali ile tapu kaydının iptali birbirinden bağımsız talepler olup çelişkiye yol açmayacak biçimde hüküm kurulması zorunludur.
Diğer mirasçılar bu sözleşmeye itiraz edebilir mi?
Evet, iki farklı yol açıktır:
- Muris muvazaası davası: Sözleşmenin gerçekte mal kaçırma amacıyla yapıldığı ispat edilirse tapu iptali ve tescil talep edilebilir.
- Tenkis davası: Sözleşme geçerli olmakla birlikte saklı payı zedeliyorsa, fazla kısmın tenkisi talep edilebilir.
Hangi yolun tercih edileceği, somut olayın koşullarına ve mevcut delillere göre belirlenir. Her iki yolun da kendine özgü ispat yükleri ve süreleri bulunduğundan dava açmadan önce hukuki değerlendirme yaptırılması büyük önem taşır.
Yurt dışındaki mirasçılar bu davayı açabilir mi?
Evet. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'deki taşınmazlara ilişkin bu tür davalarda vekaletname düzenleyerek avukat aracılığıyla davayı takip ettirebilir. Apostil şerhi taşıyan ya da Türk konsolosluğunca onaylanan vekaletname Türkiye'de geçerlidir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinden kaynaklanan bir anlaşmazlık yaşıyorsanız, durumunuzu değerlendirmek için iletişime geçin.
WhatsApp'ta Danışın