Miras bırakanın vefatının ardından geride bıraktığı mal varlığının — taşınmazlar, banka hesapları, araçlar, alacaklar ve borçlar — eksiksiz biçimde belirlenmesi, sağlıklı bir miras paylaşımının temel koşuludur. Bu belirleme işlemine tereke tespiti denir. Tereke tespiti, hem mirasçıları ileride doğabilecek anlaşmazlıklara karşı korur hem de olası ihtilaflarda hukuki bir başvuru kaynağı oluşturur.
Miras bırakanın ne kadar malı vardı, nasıl öğrenebilirim?
Miras bırakanın vefatından sonra mal varlığının tam olarak ne olduğunu bilmiyorsanız sulh hukuk mahkemesine başvurarak tereke tespiti ve korunması talep edebilirsiniz. Mahkeme, miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla terekesini oluşturan mal ve hakları tespit eder; bu sayede ölüm anındaki mal varlığı durumu kayıt altına alınır.
Tereke tespiti bir koruma önlemi niteliğindedir; kural olarak herhangi bir süreye bağlı değildir. Tereke paylaşılmadığı ve önlemin alınması olanaksız ya da yararsız hale gelmediği sürece her zaman talep edilebilir.
Tereke tespiti ne işe yarar, hukuki sonuçları nelerdir?
Tereke tespitinin önemi çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bu işlem bir delil tespiti niteliğinde olup istihkak davası değildir. Başka bir deyişle tereke tespiti, tespit edilen malların kesin olarak terekeye ait olduğunu ya da tespit edilmeyenlerin terekeye ait olmadığını kanıtlamaz.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'ne göre koruma önlemi olarak terekenin tespiti işleminin maddi hukuk bakımından haklara ve borçlara bir etkisi bulunmamaktadır. Bu işlem, tespiti yapılan mal varlığı unsurlarının terekeye ait olduğuna ya da tespit edilmeyenlerin terekeye ait olmadığına delil teşkil etmez. Mirasçıların tespit olunanlara onay vermeleri, onları tespit edilmemiş borçlardan kurtarmaz; tespit edilmemiş alacaklar için de talepte bulunamayacakları anlamına gelmez.
Tereke tespiti nasıl yapılır, mahkeme ne yapar?
TMK m.589 uyarınca miras bırakanın yerleşim yeri sulh hakimi, istemi üzerine veya kendiliğinden tereke mallarının korunması için gerekli önlemleri alır. Mahkemece yapılması gereken işlemler şunlardır:
- Terekeye ait olduğu bildirilen mal varlığı unsurlarının tespit edilerek deftere geçirilmesi
- Muhafazası mümkün olmayanların satılarak paraya çevrilmesi
- Para, döviz ve benzeri değerlerin bankaya yatırılması
- Altın ve ziynet eşyasının tereke mahkemesi kasasına alınarak kayıt altına alınması
- Diğer taşınır eşyaların ilgilisine veya yedieminine teslimi
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'ne göre tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğinde olup istihkak davası niteliğinde değildir. Mahkemece yapılması gereken iş; terekeye ait olduğu bildirilen mal varlığı unsurlarını tespit edip deftere geçirmek, bunları koruma altına almaktır. Tereke tespiti kararı nihai karar niteliğinde olmayıp tedbir niteliğindedir.
Tereke tespiti için süre var mı?
Hayır. Tereke tespiti bir koruma önlemi olduğundan hak düşürücü bir süreye tabi değildir. Tereke paylaşılmadığı sürece her zaman talep edilebilir. Bu nedenle mahkemelerin tereke tespiti talebini hak düşürücü süre gerekçesiyle reddetmesi Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılmaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'ne göre koruma önlemi olarak terekenin tespiti işlemi kural olarak bir süreye bağlı değildir. Bu önlemin alınması olanaksız veya yararsız hale gelmedikçe ya da tereke paylaşılmadığı sürece istenebilir. Mahkemenin hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle talebi reddetmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Tereke tespiti ile resmi defter tutma arasındaki fark nedir?
Bu iki kurum sıklıkla karıştırılır. Resmi defter tutma (TMK m.619), mirası kabul ya da reddetmek amacıyla açılan ve belirli bir süreye tabi olan ayrı bir işlemdir. Tereke tespiti ise TMK m.589 kapsamında bir koruma önlemidir ve süreye bağlı değildir. Yargıtay, bu iki kurumun birbirinden farklı olduğunu ve mahkemelerin talebi doğru nitelendirerek karar vermesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Yurt dışındaki mirasçılar tereke tespiti talep edebilir mi?
Evet. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye'deki tereke işlemleri için vekaletname düzenleyerek avukat aracılığıyla tereke tespiti talebinde bulunabilir. Özellikle Mustafakemalpaşa gibi tarım arazilerinin yoğun olduğu ilçelerde, miras bırakanın vefatından sonra taşınmazların, banka hesaplarının ve diğer değerlerin eksiksiz tespit ettirilmesi ilerideki anlaşmazlıkları önemli ölçüde azaltır.
Miras bırakanın mal varlığının belirlenmesi ve korunması için iletişime geçin.
WhatsApp'ta Danışın